30 Mart 2009 Pazartesi

deli defteri 13. sayı



“dışarda bahar geldi karıcığım, bahar. dışarda, bozkırın üstünde birdenbire
taze toprak kokusu, kuş sesleri ve saire...” demiş nazım hikmet ran. bu satırları yazarken halâ hava kapalı, halâ seçim otobüsleri bangırdıyor ve halâ bahar tam olarak yüzünü göstermedi. yukarıdaki şiire bakarak hem dergimize hem de içimize baharı enjekte etmeye çalışıyoruz dostlarım. cemreler düşüyormuş havaya, toprağa ve benzine filan, bir de biz görsek o cemreleri bahara inanacağız, ama pek nazlı bu bahar. aylin ve semra o kadar değildi.


elinizde tuttuğunuz 13. sayıdır, 2. yılın ilk ürünüdür. arap ellerinden iskandinavya’ya kadar gidip bir gecede vikingçe öğrenen bir kandırıkçının forma numarasıdır 13. amma deli defteri savaşmaz ve dudak okuyarak sarışın bir yabancı dil öğrenemez. kpds kapılarından dönmüştür deli defteri. holivuud’dan ne teklifler aldı da gitmedi, gerek vornır buros ve gerekse aslanlı filmciler kapılarında yattı da gömleğine bağlı kaldı derginiz. şervuud daha bi uygun bize. ama orası da çok yağmurlu.

siz bu satırları okurken seçim sandıkları çok uzaklarda olacak. tabi verdiğiniz oylar da. ispanya maçları da geride kalmış olacak, ‘yapma servet’ deme zevkinden mahrum bırakıldığımız o maçlarda sarışın, uzun boylu, fernando adındaki bir adamla on sekiz içinde çok defalar müşerref olmuş olacağız. kemerimize yeni bir delik daha açmamız gerekebilecek, nisanla beraber dondurma ve pipetli gazoz masrafları artacağından anneler babalar, çayı kıtlama içmenin nostaljik çekiciliğine kapılacaklar belki de. şeker, tuz ve börekten oluşan üç beyaz ve sigara ve seda sayan gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durma hatırına, pek belli etmeyeceğiz tasarruf tedbirlerimizi.


girişi çok uzatmayarak sizi deli defteri’nin edebiyatsever, mizahperver ve terakkiperver saz ekibiyle baş başa bırakıyorum. okurken kaygılanmayın sakın, koyverin gitsin. kontörümüz yok ki mesaj kaygımız olsun.


içinizdeki n i s a n’ ı öldürmeyin efendim.

iyi nisanlar.

0 yorum: