03 Ocak 2009 Cumartesi

10. sayı en önsöz

her şey değişti; iklimler, ilimler, bilimler, yemekler, kekler ve börekler değişti. e tabi çelik de değişti. deli defteri neden değişmesin? o da değişti. yeni ölçüleri ve yeni tasarımıyla deli defteri biraz basenlerden genişlemiş, içeriği daha da zenginleşmiş, görselliği artmış durumda. fiyatının da 2 ytl’ye çıkmasının krizle mrizle alâkası yok pek sayın okuyucu kardeş, krizi bahane edip fiyatları ve kazançlarını şişirme derdinde olan stokçu mahalle bakkalı zihniyetinden farklıdır deli defterinin mizacı. bu mizacın, deli defteri üzerinden yatlar ve katlar alma fikriyle arasında panama bandıralı bir geminin beylerbeyi açıklarından geçen okyanus ötesi yolculuğu kadar mesafe var. daha evvel printerlar ve ozalitçiler arasında geçen baskı maceraları matbaa makineleri arasında geçecek bundan sonra. dolayısıyla daha çok basılacak ve çok daha fazla kitapçıya ulaşacak. bundan sonra deli defterinin hangi kitapçılarda olacağına dair ayrıntılı bilgiyi aşağıda bulacaksınız. matbaaydı, dağıtımdı derken bu dergi olma hevesindeki fanzinimizin yükü epey arttı sayın seyirciler. ondan sebeptir bu fiyat artışı. mazur göreceğinizi ve makul bulacağınızı umuyoruz.
yeni yıla yeni bir heyecan yeni bir havayla girelim istedik. daha fazla okurla buluşalım, daha çok gülelim ve edebiyat keyfini daha çok yaşayalım istedik. hata mı ettik sorarım size?
dolaşılan bir çok matbaadan bazılarının kolumuzun diyetini istemeye kadar vardırdıkları akıl almaz teklifler ve beyin tahribatına sebep olan uzun düşünceli gecelerden sonra nihayet insanlık sınırları içinde kalmış bir matbaa ile anlaşıp dergiyi bastık radyoları başında bizleri dinleyen dinleyicilerimiz. ardından deli defterini, ülkemizin karlı ve yamalı yollarından okuma coşkusuyla dolup taşan kentlerimizdeki kitapçılara ulaştıracak dağıtım firması ile anlaştık. umuyoruz ki 10. sayımızla birlikte bizimle ilk defa tanışan (sen evet sen) okur, gördükleri karşısında mesut, bahtiyar ve zeki müren bir şekilde gülümser, ve emin olun bu gülümseme taa ankara’ya kadar gelir.
deli defteri bir mizah edebiyatı dergisidir. iddiası sadece iyi olmaya çalışmaktır. ne andırgıraund kültürün ergenlik sivilceleriyle dolu özenti çığlığını içerir ne de şampanya içilen geniş salonların top sakallı ve kadife ceketli sıkıcı entelektüellerinin gerçeküstü ve postyapısal ve neo-elitist ve metalist kaygılarını taşır. ucuzlatmadan edebiyat ve mizahı sever ve sevdirmeye uğraşır. deli defteri, duraklarda ayaküstü okunabilir, tuvaletlerde okunabilir, kütüphanede okunabilir, yelpaze olabilir, bush’a fırlatılabilir (bkz. kâğıt kesiği acayip yakar), asansördeki vakti değerli kılabilir, şehirlerarası otobüslerde çocuk olmaktan vazgeçerken üzerine o anda akla gelen bir şiir yazılabilir, kafelerde çayın yanında iyi gidebilir… deli defteri bir çok gülüngeçliokungaçtır. her ay çıkmak ister.
yeni yılınızı kutlar, 2009 yılın size sağlık, mutluluk, başarı, huzur, barış, güzel şarkılar, iyi filmler, keyif veren romanlar, harbi şiirler, halis tereyağları, eşeksiz sucuklar ve sıkmayan ayakkabılar getirmesini dileriz.

0 yorum: