14 Eylül 2008 Pazar

yasak - sabriye kerebiç

“fransa’nın güneybatısında 260 nüfuslu sarpourenx köyünün 70 yaşındaki belediye başkanı gerard lalanne, ’’mezarlıkta herkese yer kalmadığı için sarpourenx’da gömülmek isteyenlerin ölmelerinin yasaklandığını’’ bildirdi. lalanne, yasağa uyulmaması durumunda suçluların sert bir biçimde cezalandırılacağını’’ kaydetti.“ taraf gazetesi – 7 mart 2008

(köy meydanı)

— beni tekrar seçin ey fransanın en emekçi köyünün vatanperver köylüsü. daha çok şaraba ihtiyacımız var. daha çok çalışmalıyız. ve ben size bunu vaat ediyorum. size daha çok bağ daha çok bahçe daha çok fıçı daha çok peynir vaat ediyorum.



— emlak kralı mısın sen sayın başkan? nasıl veriyorsun daha çok bağ bahçe? peynir de nereden çıktı? bence artık emekli olmanın vakti geldi. o kadar çok titriyorsun ki sahte imza yüzünden başın belaya girecek. senin yaşında olup dünyada hala çalışan iki kişi var: birisi türkiye’de bir alman antrenör diğeri de amerika’daki özgürlük heykeli. onların da durumu pek iyi sayılmaz. biri dev dalgalarla savaşıyor hep, görüyoruz filmlerde, öbürü de yedek kulübesindeki oyuncuya “ön direğe koş” diye bağırıyor. yani sayın başkan, gelin bu inadınızdan vazgeçin.


— vazgeçmeyin ey fransanın en çalışkan köylüsü. bu sayın başkan adayına inanmayın. akıl yaşta değil baştadır. beni 7. defa seçerseniz bunun anısına köy meydanına 5. üzüm salkımı heykelini dikeceğim. sanata ve sanatçıya duyarlı olmak nedir göstereceğim. unutmayınız sanat damarlarından biri kopmuş bir hayatın …neydi? damar sanatlarından hayat… neyse. ey fransanın en sebatperver en temiz köylüsü izin verin bağrınızda, görev başındayken veda edeyim bu hayata, izin verin tabutum belediye sarayı olsun…


— oha, sayın başkan başka derdiniz? sayın başkanın yaşı hayli ilerlemiş olduğu içi unutuyorlar bir şeyi. hani ölmeyi yasaklamış idiniz? hani ölmek yoktu? geçenlerde birisi “ay ölem” diye türkü söylerken “ölürsen seni gebertirim” diyen siz değil miydiniz sayın başkan? peki ölmeyi yasaklamanın ardından cenaze marşını, güneş gözlüklerini ve murat kekilli’yi de yasaklayan? bruce willis’e devlet nişanı vermeye kalkıp da yetkiniz olmadığını anlayınca çark eden kimdi? bunları inkar mı ediyorsunuz yoksa kendinizi yasaktan muaf mı tutuyorsunuz sayın başkan? cevap veriniz bunlara sayın başkan!


— ey halkım, bakmayın siz bu sayın başkan adayına. ben size olan sevgimden öyle söyledim.


— sevginden mi yasakladın ölmeyi?


—yahu ey köylüler, bu sayın başkan adayına cevap vermek istemiyorum. barış olsun, dostluk kardeşlik olsun, ölmesin kimse anlamında bir şey o. yoksa mezar yeri kalmadığı için değil.


— dinleyin işte muhterem köylüler. mezar yeri kalmamış. ağzıyla söylüyor. mezar yeri kalmayınca ölmeyi yasaklayalım, güneş batınca görmeyi yasaklayalım, ampül patlarsa elektriği yasaklayalım, süt bitince de yoğurdu yasaklayalım…öyle mi sevgili vatandaşlar, size soruyorum öyle mi? ( hayır sesleri ) ( yuh sesleri) (yoğurtçuuu, taze yoğurt sesleri) (haşlanmış teze mısır sesleri) (ayak sesleri)


— ey fransa, ben ölmeyin derken yaşamaya sıkıca sarılın demek istedim, sevdiğinizi söylemek için geç kalmayın demek istedim, yeşili sevin doğayı koruyun işte, antibiyotikleri ihmal etmeyin demek istedim.


— sayın başkanın beyni sulanmış, bir de ceza verecek ölenlere. mortu çekmiş bir adama ne gibi bir ceza düşünüyorsunuz sayın başkan? tek ayak üstünde bekleme? fazladan ödev mi vereceksiniz? yoksa tahtaya yüz kere “bir daha ölmeyeceğim, söz veriyorum” yazmak mı?
( yuh sesleri) (olmaz sesleri) (we need no education sesleri) (yarım ekmek köfte sesleri)


— ey şarapla sulanmış toprakların terleri kutsal köylüleri, elbette ceza vermeyecektim, yalnızca korkutmak istedim. çaresizdim. kendime bile yer kalmadı. belediye sarayının bodrumuna kendim için bir çukur kazmayı bile düşündüm. ey fransa, siz bilirsiniz her şeyin doğrusunu, millet anlar, ceza koymasaydım da herkes patır patır ölseydi nereye gömecektik? haydi bir kaçını çöpe attık diyelim, bir kaçını da kadın programlarında seyircilerin arasına sakladık, ee kalanı? ne olacaktı? (doğru sesleri) (yuh sesleri) (varillere koyup türkiye’ye gönderelim sesleri)


— çözüm üretemeyen bir idarenin hazin çığlıkları bunlar vatandaşlar. katlı otoparklar yapılırken katlı mezarlar neden yapılamasın? işte ben başkan olursam katlı mezarlar projesini hayat geçireceğim. beni seçin sayın köylüler. mezar başına beş kat vereceğim. alt katlar ucuz üst katlar daha ferah olacak. kaçak mezarlaşmayla mücadele edeceğim. söz veriyorum. rahat rahat öleceğiz. aidat derdi olmayacak. otopark sorunu olmayan kat mezarlar yapacağım. işte projesi hazır (elindeki kâğıtları kalabalığa gösterir) işte belgelerle konuşuyorum. projelerle konuşuyorum. bu sayın başkan 27 yılda üzüm heykelleri ve körlere gazete okuyan umumi tuvalet servisinden başka ne yaptı? ayrıca o üzüm heykelleri hiç güzel değil. bir kere çekirdekli.
(ekşi sesleri) (yuh sesleri) ( gazeteyi okuyan memur da mehmet barlas gibi okuyor zaten feryatları)


— ey halkım, inanmayın buna. ey halkım unutma bizi…(yuh sesleri) (i love you melih sesleri)


— zafer bizim olacak vatandaşlar, zafer iç huzuruyla ölmenin olacak, sırada ötenazi için bazı girişimler olacak, her şey yavaş yavaş, köyümüzü kalkındıracağız. önce ilçe olacağız sonra bir deprem de olursa il bile oluruz. yedi yedi daha ne eder? size soruyorum ne eder? (14 sesleri) ( 49 sesleri) ( biz o konulara daha gelmedik sesleri)


— neyse boşverin köyümün güzel insanları. matematiği sonraya bırakalım. bu konuyu 7 temmuzda tekrar konuşuruz. bu sayın başkanı 77. doğum gününde belediye sarayında ölü bulunmadan önce beni seçin. ampülü yakın, kıratı şaha kaldırın, muslukları fazla açmayın, tekrar burada bu meydanda görüşmek üzere esen kalın. (var ol sesleri) (nur ol sesleri) (nur ol kelimesi gerçek hayatta hiç kullanılmaz ki sesleri) (aman boşver sesleri, zaten oyuncular da lanet olsun demiyor, fuck off diyor sesleri)

0 yorum: