14 Eylül 2008 Pazar

modern çağ bağlantıları - hayri vaka


—o kapağı açsana bakayım çay gelmiş mi?
—yok abi
—lanet olsun. ağ bağlantılarında sorun var. çay talebim herhalde iletilmedi.
—olabilir abi. az önce saksılara su siparişi vermiştim. çiçekler hala maile hasret posta kutusu gibi mahsunlar. iletim sorunu var. bir soralım istersen.
—kalsın kalsın. daha yarım saat önce çocuğu gönderdiler benim parmak izi okuyucu için, beceremiyorlar işte. bak klavyeye bile dokunamıyorum hala. beni tanımıyor klavye, elim yandı.
—güvenlikte sınır yok abi. acımaz insana.
—yahu kendi bilgisayarımı kullanamıyorum. klavye kendini ızgara zannediyor. insafsız.
—dikkat et abi, bak benim parmaklar hala sargıda. bekle çocuk gene gelir. halleder. girmeyiver sisteme o zamana kadar.
—girmesi mi var lan? herşeyimiz burada. bak çay da gelmedi. örümcekler bile daha sağlam ağ örüyor. bizimki tirişkadan. hanım msn de patatesleri gösterecekti bana. çok iri doğrayınca sevmiyorum. benden onay alacaktı. o iş de yattı.
—abi telefondan göndersin fotoğrafını.
—gönderemiyor. uyduların bugün patatese alerjisi var. akşama kadar kapalı kalacakmış fotoğraf gönderim ünitesi.
—allah allah. akşama açsınız o zaman. ya diyorum bağlantı olsa şuradan söylersin hünkârbeğendileri olur biter.
—hünkârbeğendileri beğenenler beğenmiş. kalır mı sanıyorsun bu saate. sabahtan gidiyor onların iletileri. kontenjan doluveriyor. biz patates yiyeceğiz diye patlıcanlı keyfi ertelemiştik. ekmek bari bulabilsek.
—un varsa talimat verin yapıyor bir web sitesi. ama işte bağlantı yok.
—ulan nasıl bir hayat nasıl bir yaşam. macera dolu amerika. ulan memo ben en iyisi kendimi boğaz köprüsüne mesajlıyayım. atıversinler beni aşağı.
—abi duymadın mı? kalkanları açtılar.
—ne kalkanları?
—abi biri atladı mı ya da bir şey düştü mü köprüden 10. metrede kalkanlara takılıyorsun seni adresine gönderiyorlar.
—yapma ya.
—ben yapmıyorum abi belediye yapıyor.
—ölemiyoruz da be.
—ölemezsin abi. dijital belleğin sınırına dayanmadan izin vermezler.
—allah allah. nasıl dayanıcaz ona?
—dayanamazsın abi. yedekleme programı var her yerde. 100 yıllık iletişim kotanı doldurana kadar yaşamaya devam etmek zorundasın.
—evet. haklısın. bi daha bak bakayım şu kapağa.
—yok abi.
— güncellemeyi denesek iletiyi.
—ohoo abi istersen güncelle bak saat kaç oldu çay çoktan soğumuştur. gelse ne yazar?
—gönül yazar.
—ne?
—boşver sen bilmezsin windows 95 zamanından bir espri işte.
—abi siz orta yaşlılar ne acayipsiniz ya gönül’ün yazdığı şeylerle uğraşıyorsunuz. artık kimse kendi yazmıyor.
—biliyorum. eskiden sadece gönül yazardı. biz de tv seyredip portakal yerdik.

0 yorum: